ANKARA’DA YAŞAM ENGELSİZ OLACAK
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre 2008 yılında Ankara’da bulunan engelli sayısı şöyledir:
| Ankara İlindeki Fiziksel Özürlü Sayısı | 124.575 |
| Ankara İlindeki Süreğen Hastalıklara Sahip Özürlü Sayısı | 474.918 |
| Ankara İlindeki Toplam Özürlü Sayısı | 599.493 |
Bedensel nitelikleri ne olursa olsun tüm bireylerin toplumsal hayata eşit şekilde katılmaları gerekmektedir. Engellilerin toplumdan ayrı değil, toplumun eşit üyesi olarak algılanması için onları toplumdan ayıran fiziksel engellerin de ortadan kaldırılması gerekmektedir. Biz sorunu ‘engelli sorunu’ olarak değil, ‘insani bir sorun’ olarak görüyoruz.
FARKLILIKLAR HAYATIMIZIN ZENGİNLİĞİDİR
Engelli insanlarımız bizim aynamızdır ve biz orda insanlığımızı ve medeniyetimizi seyrederiz. İnsanı merkez alan ve insanı yaratılmışların en şereflisi olarak gören bir dinin mensupları olarak engelliye bakış açımız ve hizmetimiz bu dünyadaki en önemli sınavlarımızdan biridir. Bu önemli sınavda onları seven anlayan biri olarak başarılı olacağıma inanıyorum.
Yaşadığımız hayat tablosunun içinde “engellilik” dediğimiz renk de vardır. İnsanlık âleminde bulunması kaçınılmaz olan “engellilik” bazıları tarafından yaşanması nedeniyle onlara şükran borçlu olduğumuzu unutmamız gerekir. Esasında nasıl ki her ölümde biraz biz varsak, her engellilikte biraz biz varız. İnsanlık ailesinin ve insanlık paydasının bir unsuru olan engellideki o acıdan hissemizi alırız. Onun için engellilik “ötekileştirdiğimiz” değil “kendileştirdiğimiz” bir kavram olmalıdır. Önemli olan engellilere sadece duygusal davranarak şefkat göstermek değil hayatın normal akışını sağlayacak donanımlar temin etmemizdir.
Engelli bireylerin toplum yaşamının tüm alanlarına tam katılımının sağlanması sosyal devlet anlayışımızın temelini oluşturmaktadır. Bu anlayış çerçevesinde engelli insanlarımıza temel bakış açımız; insan hakları temelinde her bireyin hiçbir ayırımcılığa tabi tutulmadan hizmetlerden aynı ölçüde yararlanmasıdır. Bunun temel şartı ise bilgi ve hizmet sunumunun ulaşılabilir ve erişilebilir olmasıdır. Bu anlamıyla ulaşılabilirlik fiziksel çevreye ve bu çevredeki bilgi, mesaj ve hizmetlere ulaşabilmektir.
- Bu anlamda yaşadığımız şehir sosyal hayatın önemli bir mekânıdır. Nasıl evimiz bir huzur mekânıysa, şehrimizde bir huzur mekânı olmalıdır. Şehrin bir huzur mekânı olabilmesi için tüm farklılıkların(engelli, yaşlı, hamile çocuk gibi ) sosyal süreçleri karşılayabilecek mekânlara, faaliyetlere ulaşabilmeli, erişebilmelidir. Bunu gerçekleştirirken başkalarının yardımına en asgari düzeyde ihtiyaç duymalıdır.
- Bu nedenle şehir mimarisi çok önemlidir. Caddeler, sokaklar, evler, işyerleri, kaldırımlar şehir mobilyaları (tabelalar, banklar, işaretler) farklılıkları gözeterek yapılmalıdır.
- Yürüyüş özgürlüğü şehir sosyal hayatının en önemli ayağıdır. Ve bu ayak engellenmemelidir.
- Hareket özgürlüğünün bir ayağı olan belediye otobüsleri, halk otobüsleri, ankaray, metro gibi ulaşım araçlarında ortopedik, görme, işitme, zihinsel engelliler düşünülmelidir. Gelişmiş ülkelerdeki uygulamalardan yararlanarak bu konudaki ulaşım kolaylığı sağlanmalıdır. Şehirde bir yandan tarihi yapılar korunarak şehrin ruhu ve kimliği ayakta tutulurken diğer yandan gelişen teknoloji ve ihtiyaçlara göre şehrin inşası sağlanmalıdır. Bütün bunları gerçekleştirirken sokaklar, caddeler özellikle görme engelliler için her gün yeni kötü sürprizlerin yaşanacağı çukurlar, yığınlar, tabelalarla dolmamalıdır. Şehrin değişim ve değişiminde de istikrar ve güven olmalıdır. Her zaman insanların farklılığı, biricikliği hesaba katılmalı ve saygıya layık olduğu bir fiziksel mekânlardaki ihtimamla da beslenmelidir.
- Farklılıklar için yapılan hizmetlerin onlara sağlanmış bir lütuf olarak algılanmamalıdır. Bunun bir insan hakkı olduğu asla unutulmamalıdır. Şehir bir medeniyetin en önemli göstergesidir. Şehir, ruhumuzu mekâna ve insanlara yabancılaştırmadan, hayatın normal akışına yol vermesi, hareket özgürlüğümüzü kolaylaştırması bize ruhen huzur vermesi gerekir.
- Engellinin çalışma hayatına girmesi hem onun mutluluğu hem de sosyal hayata uyumu bakımından çok önemlidir. Engellinin istihdamı sadece ekonomik bir durum olarak algılanmaktadır. Oysa çalışmak mutluluğun anahtarıdır. Ruhsal terapidir çalışmak. Engellinin, var olduğunu ve önemli olduğunu hissetmesi onun üretime aktif olarak katılması ile mümkündür.
- Engellinin yeteneklerinin geliştirilmeden, üretime katkı sağlayacağı düşünülmeden, salt sosyal yardım amaçlı istihdam onu mutlu etmez. Kendini acınacak bir kişi olarak görmesine yol açar. Bu onu mutsuz eder. Onun için yerel yönetimler, korumalı işyerleri açarak engellinin sadece kamuda çalışmasını değil piyasada talep edilen işgücüne sahip olmasını sağlamalıdır. Yerel yönetimlerin meslek edindirme kursları ile engellilere özgü özel yeteneklerin geliştirilmesi ve piyasa şartlarına uygun eleman yetiştirmesi mümkündür.
- Engelliye hizmet bir toplumun gelişmişliğinin temel ölçütlerindendir. Devletin bir vatandaşı, toplumun bir ferdi olan engelliler, ülkenin imkânlarından eşitliğe ve hakkaniyete uygun olarak yararlanmalıdır. Bu onlara yapılan bir ikram değil, onların hakkı ve devletin de temel görevidir. Bunun bir merhamet, şefkat meselesi olmadığını, onların hayata katılmasını sağlayacak donanımlara sahip olması yolunda, her insanın özellikle yöneticilerin çalışması gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda;
- İlk işimiz mahalle muhtarlıkları ile irtibata geçerek Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yaşayan engelli bireylerin tespitini sağlamak olacaktır.
- Engellilere yönelik olarak Belediye bünyesinde oluşturulan birim; personel, malzeme ve finans yönüyle en üst seviyeye çıkarılacaktır.
- Büyükşehir sınırları içerisinde engellilere yönelik danışma merkezleri kurulacaktır.
- Yayalar açısından kent içinde güvenlikli alanlar oluşturulacaktır.(Ulus Projemiz)
- Bilgilendirme ve çağrı merkezleri kurularak, engellilerin telefon ve bilgisayar aracılığıyla Belediyeye ulaşımı sağlanacaktır.
- Engellilerin mesleki eğitimi, rehabilitasyonu ve istihdamı konusunda ilgili devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile yakın işbirliği içerisinde olunacaktır.;
- Engellilere yönelik “Uygun işe uygun eleman” stratejisi oluşturulacak, iş ve meslek danışmanlığı hizmeti yaygınlaştırılacaktır.
- Belediyeye ait işyerleri kiraya verilirken engelli vatandaşlarımıza kontenjan tanınacaktır.
- Görme engelliler için ödünç Braille daktilo verme, işitme engelliler için sinyalizasyon sistemleri, ortopedik engelliler için tekerlekli sandalye verilmesi şeklindeki uygulamalar arttırılacaktır.
- Gezici ekipler kurularak evde eğitim alması gereken engellilere ulaşılacak ve özel eğitim verecek kuruluşlara araç, gereç ve ulaşım desteği sağlanacaktır.
- Engelliler ve üstün yetenekli çocukların eğitimi ve yaz kampı gibi organizasyonlara destek sağlanacaktır.
- Belediyeye ve diğer kurum ve kuruluşlara bağlı sosyal tesislerden engellilerin de faydalanması konusunda gerekli çalışmalar yapılacaktır.
- Hemşerilik kartı ile ihtiyaç sahibi engelli bireylere maddi destek sağlanacak ve gerekli indirimler yapılacaktır.
- Ailelerin engelli bireyleri kısa süreli olarak bırakabilecekleri engelli bakım merkezleri kurulacaktır.
- Bu hizmetlerin yürütülmesinde üniversitelerin ilgili bölümleri, sivil toplum örgütleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sürekli işbirliği içinde olunacaktır.
- İlk işimiz mahalle muhtarlıkları ile irtibata geçerek Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yaşayan engelli bireylerin tespitini sağlamak olacaktır.
Öncelikle, engelli vatandaşlarımız için bilgi ve hizmetlerin ulaşılabilir olmasını sağlamak şarttır. Engelliye hizmet, bir toplumun gelişmişliğinin temel ölçütlerindendir.